
Fare, Kedi'yi ziyarete gitmiş ve onu salon kapısının arkasında oturmuş, yün eğirirken bulmuş.
FARE. Ne yaparsın, hanımım, hanımım, Ne yaparsın, hanımım?
KEDİ (sertçe). Eski pantolon eğiririm, yavrum, yavrum, Eski pantolon eğiririm, yavrum.
FARE. Güle güle giyin, hanımım, hanımım, Güle güle giyin, hanımım.
KEDİ (hırlarcasına). Giyer giyer yırtarım, yavrum, yavrum. Giyer giyer yırtarım, yavrum.
FARE. Odamı süpürüyordum, hanımım, hanımım, Odamı süpürüyordum, hanımım.
KEDİ. Tertemiz olasın, yavrum, yavrum, Tertemiz olasın, yavrum.
FARE. Gümüş bir altı peni buldum, hanımım, hanımım, Gümüş bir altı peni buldum, hanımım.
KEDİ. Zengin oldun desene, yavrum, yavrum, Zengin oldun desene, yavrum.
FARE. Pazara gittim, hanımım, hanımım, Pazara gittim, hanımım.
KEDİ. Epey yol gittin desene, yavrum, yavrum, Epey yol gittin desene, yavrum.
FARE. Kendime puding aldım, hanımım, hanımım, Kendime puding aldım, hanımım.

KEDİ (hırlayarak). Bol bol yiyeceğin oldu, yavrum, yavrum, Bol bol yiyeceğin oldu, yavrum.
FARE. Soğusun diye pencereye koydum, hanımım, Soğusun diye pencereye koydum.
KEDİ (sertçe). Daha çabuk yersin, yavrum, yavrum, Daha çabuk yersin, yavrum.
FARE (ürkekçe). Kedi geldi, yedi onu, hanımım, hanımım, Kedi geldi, yedi onu, hanımım.
KEDİ (üstüne atılırcasına). Ben de seni yerim, yavrum, yavrum, Ben de seni yerim, yavrum.

(Farenin üstüne atlar ve onu öldürür.)